TÜBA VIII. Türk Devletleri Geleneksel Yaz Okulu
TÜBA, Uluslararası Türk Akademisi (Turkic Academy), Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) iş birliğiyle düzenlenen “Türkoloji, Sanat ve Medeniyet Tarihi” ile “Yapay Zekâ ve Enerji” başlıklarındaki beş gün süren VIII. Türk Devletleri Geleneksel Yaz Okulu’na 11 ülkeden 77 genç araştırmacı katıldı.
Türk dünyasının genç araştırmacılarını bir araya getirmek amacıyla gerçekleştirilen Selçuk Üniversitesi ev sahipliğindeki Geleneksel Yaz Okulu’na Selçuk Üniversitesi ev sahipliği yaptı. Türk dünyasından genç araştırmacıları bilim, kültür ve akademi alanında buluşturan programda Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Moğolistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Balkan ülkelerinden katılımcılar yer aldı.
İki farklı programda bilim ve kültür buluştu
Yaz okulu kapsamındaki Türkoloji, Sanat ve Medeniyet Tarihi programında; Türk dünyası ilişkileri, Türk devletleri tarihi, Türk dili ve edebiyatları, arkeoloji, sanat ve düşünce tarihi, Anadolu Selçuklu medeniyeti, mimari miras, Türk-İslam bilim tarihi ve bilim diplomasisi gibi başlıklar ele alındı. Yapay Zekâ ve Enerji programında ise yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, temiz hidrojen, nükleer enerji, enerji depolama, yapay zekâ, makine öğrenmesi, derin öğrenme, dijital ikizler, Nesnelerin İnterneti ve akıllı şehirler gibi güncel bilimsel ve teknolojik konular alanında uzman akademisyenler tarafından değerlendirildi. Program boyunca akademik sunumların yanı sıra genç araştırmacıların farklı ülkelerden meslektaşlarıyla iletişim kurmalarına ve ortak araştırma fikirleri geliştirmelerine yönelik bilimsel etkileşim ortamı oluşturuldu.
Yaz okulunun açılışını TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Bayram ve Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu yaptı.
“Geçmişin mirası ile geleceğin teknolojisini aynı çatı altında buluşturuyoruz”
Başkan Şeker, programda yaptığı konuşmada yaz okulunun Konya’da gerçekleştirilmesinin özel bir anlam taşıdığına dikkat çekti. Konya’nın Anadolu Selçuklu Devleti’nin başkenti ve Türk dünyasının batı ucundaki önemli ilim ve devlet merkezlerinden biri olduğunu belirten Şeker, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, Sadreddin Konevî, medreseler ve kütüphanelerle şekillenen bilim ve kültür mirasının bugün de Selçuk Üniversitesi çatısı altında yaşatıldığını ifade etti.
2026 yaz okulunun iki farklı programdan oluşturulduğunu belirten Şeker, “Türkoloji, Sanat ve Medeniyet Tarihi” ile “Yapay Zekâ ve Enerji” başlıklarının ilk bakışta birbirinden uzak görünse de aslında geçmiş ile geleceği aynı bilimsel zeminde buluşturduğunu vurguladı. Şeker, Türkoloji programında Türk dünyası ilişkileri, Türk devletleri tarihi, arkeoloji, sanat ve düşünce tarihi, Türk lehçeleri ve edebiyatlarının ele alınacağını; ortak mirasın romantik bir yaklaşımla değil, akademik ölçütlerle inceleneceğini belirtti. Yapay zekâ ve enerji programında ise enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji, enerji güvenliği, yapay zekâ teknolojileri ve bu teknolojilerin enerji sistemlerinde kullanımı gibi güncel konuların ele alınacağını aktaran Şeker, “Kimliğini bilmeyen bir toplum teknolojiyi yalnızca ithal eder; teknolojiyi üretemeyen bir toplum ise kimliğini uzun süre koruyamaz.” değerlendirmesinde bulundu.
Prof. Şeker ayrıca, TÜBA’nın dünyanın farklı coğrafyalarındaki bilim akademileriyle yapay zekâ, enerji, adalet, doğal afetler ve küresel meseleler konusunda bilim diplomasisi çerçevesinde çalışmalar yürüttüğünü belirtti. Konuşmasında ayrıca TÜBA ve Macar Bilimler Akademisi iş birliğinde 2027 Dünya Bilim Forumu’nun İstanbul’da düzenleneceğini açıkladı. Forumda yapay zekâ, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği, bilim ve akademik dürüstlük gibi konuların ele alınacağını belirtti.
Genç araştırmacılara seslenen Başkan Şeker, yaz okulunun yalnızca bir eğitim programı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi ve katılımcıları ortak makale, proje, araştırma fikirleri geliştirmeye davet etti.
“Geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilgi köprüsü kurmalıyız”
Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Bayram ise, Türkoloji Yaz Okulu ile Yapay Zekâ Yaz Okulunun eş zamanlı gerçekleştirilmesinin Türk dünyasının bilimsel geleceği açısından anlamlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Türk dünyasının ortak dil, tarih, edebiyat, kültür ve medeniyet mirasının yapay zekâ ve yeni teknolojilerle birlikte ele alınmasının ortak gelecek vizyonunu güçlendireceğini ifade eden Bayram, Türk Akademisi’nin tarih, dil, edebiyat, arkeoloji, kültür ve sosyal bilimler başta olmak üzere çeşitli alanlarda ortak araştırma ve yayın faaliyetleri yürüttüğünü aktardı. Prof. Bayram, Türk Akademisi’nin son dönemde yapay zekâ ve dijital dönüşüme de özel önem verdiğini belirterek, 2026 yılında yayımlanan Türk Dillerinde Bilişim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Terimleri Sözlüğü ile Türk dillerinin yeni teknolojilerin kavramsal dünyasında daha güçlü şekilde yer almasını hedeflediklerini söyledi.
Türk dünyasında yapay zekâ etiği, dijital dönüşüm ve dijital Türkoloji alanlarında yürütülen çalışmalara da değinen Bayram, tarihî kaynakların dijitalleştirilmesi, ortak veri tabanlarının oluşturulması, dijital sözlüklerin hazırlanması ve Türk dillerinin yapay zekâ sistemlerinde daha güçlü temsil edilmesinin önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanları arasında yer alacağını kaydetti. Genç araştırmacılara seslenen Bayram, yaz okulunun yalnızca yeni bilgiler edinmek için değil, farklı ülkelerden araştırmacılar arasında kalıcı akademik ilişkiler kurulması için de önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, “Görevimiz geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bilgi köprüsü kurmaktır.” mesajını verdi.
“Konya açık hava medeniyet laboratuvarı niteliğinde”
Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zeki Bayramoğlu programın Türk tarihi, yazı ve medeniyet tarihi, Türk dili ve edebiyatı, mimari, musiki, Anadolu Selçuklu mirası ve Türk-İslam bilim tarihinin klasiklerini kapsayan geniş bir akademik çerçeve sunduğunu belirtti. Yapay Zekâ ve Enerji programında ise yenilenebilir enerji sistemleri, enerji verimliliği, temiz hidrojen, nükleer enerji, enerji depolama teknolojileri, yapay zekâ, makine öğrenmesi, derin öğrenme, dijital ikizler, nesnelerin interneti ve akıllı şehirler gibi geleceğin kritik alanlarının ele alındığını ifade etti.
Bayramoğlu ayrıca günümüz dünyasının yapay zekâ, enerji, iklim değişikliği, gıda güvenliği, biyoteknoloji ve uzay araştırmaları gibi konularının disiplinler arası yaklaşımlar gerektirdiğine dikkat çekerek, geleceğin bilim insanlarının farklı disiplinler arasında köprü kurabilen, kendi tarih ve medeniyetini bilen ve bilgiyi insanlığın ortak geleceği için kullanabilen araştırmacılar olması gerektiğini vurguladı.