English
 
Haberler
TÜBA Asli Üyesi Prof. Mandal Sabancı Üniversitesi Rektörlüğüne Seçildi TÜBA-GEBİP ve TESEP Ödülleri için 2018 Yılı Başvuruları Devam Ediyor TÜBA Başkanı Prof. Acar’ın “Yeni Yıl” Mesajı TÜBA Üyelerine “TÜBİTAK Ödülleri” TÜBA-GEBİP Üyesi Doç. Dr. Başar’a IEEE’den “Araştırma Teşvik Ödülü” 2017 Yılı “Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri” TÜBA-GEBİP Üyelerine “ODTÜ Prof. Dr. Mustafa N. Parlar Eğitim ve Araştırma Vakfı Ödülü” TÜBA 52.Genel Kurulu Gerçekleştirildi Prof. Arslan’dan “Akademi Ödülü Konferansı” 2017 “TÜBA Ödülleri” Sahiplerini Buldu
TÜBA 52.Genel Kurulu Gerçekleştirildi
Tarih: 16 ARALIK 2017  Okunma Sayısı: 974

TÜBA 52. Genel Kurulu ve Akademi Ödülü Konferansı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Dr. Faruk Özlü ve Akademi üyelerinin katılımıyla 16 Aralık Cumartesi günü Ankara’da gerçekleştirildi.

The Green Park Hotel’de düzenlenen Genel Kurul’un açılış konuşmasına Bakan Dr. Özlü, TÜBA Genel Kurul Toplantısı’nda bilim dünyasının üyeleriyle bir arada bulunmaktan, büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederek başladı ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Türkiye Bilimler Akademisi, ülkemiz için çok önemli ve değerli bir misyonu temsil ediyor. Bilimin bütün alanlarında, ülkemizi “dünya bilim topluluğunun etkin bir ortağı yapmak” gibi, çok önemli bir görevi bulunuyor. Bu çabaların, devletimizin en üst katında takdir görmesi ve himaye edilmesi hepimiz için gurur verici. 12 Aralık günü Sayın Cumhurbaşkanı’mızın himayelerinde gerçekleştirilen, TÜBA Ödülleri Töreni, devletimizin bilime ve bilim insanına duyduğu saygıyı göstermesi bakımından çok anlamlı olmuştur. Bu vesileyle, TÜBA Ödülleri’ne layık görülen bilim insanlarımızı, bir kez daha tebrik ediyorum. Bilim insanlarımızı teşvik eden, onlara moral veren, çalışmalarına katkı sunan TÜBA’yı ayrıca kutluyorum.” dedi.

“Ülkemizin bilimsel bilgi üretme yeteneğini, ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmeliyiz.”
Dr. Özlü   bilimin, itibar gördüğü sürece büyüdüğünü ve geliştiğini vurguladı ve “Bizim topraklarımızda ve kültürümüzde, bilim ve bilim insanı her zaman takdir ve itibar görmüş, el üstünde tutulmuştur. Bilim, itibar ve takdir görmediği toprakları terk eder. Allah’a şükürler olsun ki; yüzyıllar boyunca hükmettiğimiz coğrafyalarda, kök saldığımız topraklarda bilim her zaman baş tacı edilmiştir. Bilim insanlarımızın ve ilim erbabının yeri, bizim başımızın üstüdür. Gittiği her yere adalet, medeniyet ve ilim götüren bir milletin evlatları olarak; bilim insanlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Gelişmeyi, kalkınmayı, ileri sanayi ülkesi olmayı hedeflerken, sırtımızı bilime dayıyoruz. Bilimden güç alıyoruz, bilimle motive oluyoruz. Bütün sanayi politikalarımızın merkezine bilimi ve teknolojiyi koyuyoruz. Günümüzde bilim ve teknolojide yetenek kazanmak; artık sadece bir devlet politikası değildir. Bilim, sanayi ve teknoloji; ancak toplumsal bir projeyle, toplumsal bir mutabakatla ve toplumsal bir farkındalıkla anlam ve değer kazanır. Bunun anlamı şudur: Ülkemizin bilimsel bilgi üretme yeteneğini, ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürmeliyiz. Tarımdan sağlığa, eğitimden çevreye, enerjiden ulaştırmaya kadar çok geniş bir yelpazede; politikalarımızı Endüstri 4.0 gerçeğine ve Türk Sanayi Devrimi’nin ihtiyaçlarına göre yeniden güncellemek, yeniden kurgulamak zorundayız. Bu da ancak ilgili bütün kesimlerin uzlaştıkları bir vizyon ile mümkün olabilir. Çünkü Türkiye’nin bir bilim ve teknoloji atılımına, bir Sanayi Devrimine ihtiyacı var. Her milli hedef, milli bir duruşu gerektirir. Bu hedefe ancak kolektif bir ruh ve inançla yürüyebiliriz. Bu vesileyle önemli gördüğüm bir konunun altını özenle çizmek isterim: TÜBA Üyelerine, sosyal bilimcilerimize, üniversitelerimizin sosyoloji kürsülerine, psikologlarımıza, mühendislerimize ve felsefecilerimize, bir çağrıda bulunmak istiyorum. Bugün bütün dünyada yaygın bir kavram olarak tartışılan ve gündemde olan 4. Sanayi Devriminin sosyal alanda yaratacağı etkinin, değişimin ve dönüşümün incelenmesi gerekiyor. Her sanayi dönüşümü doğal olarak toplumsal yapıyı, iş kollarını, yeni ortaya çıkan meslekleri, sosyal dokuyu ve hatta aileleri de etkileyecek, değiştirecek ve dönüştürecektir. Buna ilişkin de hazırlıklı olmamız, toplumsal dönüşümü mümkün olduğunca yumuşak bir biçimde atlatmamız gerekiyor. Türkiye’nin artık, Endüstri 4.0 yerine kendisine uygun bir terminoloji geliştirmesi gerekiyor. Hazır terim ve kavramları alıp topluma entegre etmeye çalışıyoruz ve çoğu zaman başarılı olamıyoruz. Bu çerçevede sizlerin düzenleyeceği konferansları, panelleri ve zirveleri; hükümetimiz ve bakanlığımız, mutlaka destekleyecektir. Yeni sanayi ve yeni toplum alanında yapılacak akademik çalışmalara ve yayınlara, ilgili bakanlıklarımız ve kurumlarımızla birlikte, karşılıksız destek vereceğimizin bilinmesini isterim. Bu vesileyle, siz saygıdeğer TÜBA Üyelerini; Sanayi 4.0 ve Toplum 5.0 araştırmalarına öncülük etmeye, bu konudaki bilimsel çalışmaları desteklemeye davet ediyorum. Bilimsel üretim ve bürokrasi; aslında yan yana gelmemesi, birlikte anılmaması gereken iki kavramdır. Dolayısıyla, Türkiye’nin yeni teknolojilere uyumu konusunda, bürokrasiyi en aza indiren yepyeni bir yapılanmayı, yepyeni bir anlayışı hayata geçirmek zorundayız. Örneğin, 1 Temmuz 2017’de kanunlaşan, kamuoyunda bilinen adıyla Üretim Reform Paketi; sanayicinin önünü açan, girişimi teşvik eden, birçok bürokratik mekanizmayı ortadan kaldıran bir paket olmuştur. Sanayiyi teşvik eden bu paketin yanına, neden bir Bilimsel Üretim Reform Paketi koymayalım? Neden, bilimin ve bilimsel üretimin ilkelerini, teknoloji çağının ve Endüstri 4.0’ın gereklerine göre yeniden kurgulamayalım? Dünyada sanayinin ve teknolojinin kuralları yeniden yazılırken, biz ülkemizdeki bilimsel üretimin kurallarını neden yeniden yazmayalım? Tüm bu soruların cevabını, hiç eğip bükmeden, dosdoğru bir biçimde vermek durumundayız.” dedi.

TÜBA’yla TÜBA Kanunu ve bina konusunun gündemlerinde olduğunu söyleyen Bakan Özlü, “Bina konusunu en kısa sürede çözüme kavuşturacağız. Kanun taslağını TÜBA ile birlikte çalıştığımız takdirde beraber çıkaracağımıza inanıyorum. TÜBA’nın üç konuda Bakanlığımıza ve hükümetimize vereceği katkıya ihtiyacımız var. Bunlardan ilki STEM konusu; yani bilim, teknoloji mühendislik ve matematik eğitimi. TÜBA üyelerinden ricamız Akademi içerisinde konu hakkında bir çalışma grubu oluşturulması ve bizlere bir rapor sunulması. Bu konuda Bakanlık olarak sağlam bir rapora ihtiyacımız var. “STEM nedir? Türkiye bunun neresindedir? Biz ne yapmalıyız?” sorularına açıklık getirmeliyiz. İkinci konu olan 4. Sanayi Devriminin, toplumsal dönüşüme etkisini, sosyolojik yansımalarının değerlendirilmesine ihtiyacımız var, bu anlamda bir çalışma grubu oluşturulması uygun olabilir. Üçüncü konu başlığı ise; Dünyadaki bilim akademilerinin rolleri, görev tanımları, işleyişi ve çalışmaları konusunda bir çalışma. Bu başlıklar altında gerçekleştirilecek çalışmalarınızın raporlarını Bakanlar Kurulu’na sunulabiliriz. Akabinde TÜBA kanunun kolayca geçebileceği kanaatindeyim.” dedi.

“Türkiye’nin gelişmesi ve iddialarını hayata geçirebilmesi için yenilikçiliği başarmaktan başka çaresi yok.”
Akademi’nin faaliyetleri, program ve projeleri hakkında bilgi vererek konuşmasına başlayan Prof. Acar ise Akademi’nin bina ihtiyacı üzerinde durdu ve Bakan Dr. Özlü’nün konu hakkındaki ilgisi dolayısıyla kendisine teşekkür etti. TÜBA’nın mevzuat ile ilgili çalışmalarının da devam ettiğini ifade eden Prof. Acar, çalışmaların Bakanlığın da katkılarıyla sonuçlanacağına inandığının altını çizdi.

Uluslararası Akademi, GEBİP ve TESEP Ödülleri’nin detaylarından bahseden Prof. Acar, ödüllerin değerlendirme aşamasında her zaman gösterilen titizliğin bundan sonra da devam edeceğini söyledi. Akademi’nin yürüttüğü Türk-İslam Bilim Kültür Mirası Projesi kapsamında önümüzdeki günlerde 12 eserin daha yayımlanacağı bilgisini veren Prof. Acar, “22 alandan 37.000’den fazla terim içeren Mühendislik Terimleri Sözlüğü de yakında yayımlanacak. Andreas Tietze’nin “Etimolojik Türkiye Türkçesi Lugati’nin ilk dört cildini yayımladık. Bu çalışmanın yürütücülüğünü yapan Prof. Dr. Semih Tezcan Hoca’yı kaybettik. Yine bu yıl 6 Eylül günü Prof. Dr. Şerif Mardin, Prof. Dr. Bahattin Baysal Hoca’yı ve ardından Prof. Dr. Hüseyin Leblebici Hoca’yı da kaybettik. Kendilerini rahmetle anıyor, bir kez daha ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.” dedi.

Türkiye’nin gelişmesi için ve ayrıca iddialarını hayata geçirebilmesi için yenilikçiliği başarmaktan başka çaresi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, “Eğitim, bilim, Ar-Ge ve bunun sonucu olarak da yenilikçilik alanlarındaki başarılarımızı istikrarlı bir biçimde geliştirmek zorundayız. Bu bakımdan da her kademede eğitimin etkili bir şekilde; planlı ve stratejik bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyorum. Özellikle, sınav sistemleri, müfredat ve Ar-Ge merkezleriyle ilgili çalışmaların ve bu çalışmaları yapan kuruluşların iş birliği ve iletişim içinde çalışması noktasında eksiklerimiz olduğunu düşünüyorum. Değişiklerin planlı bir şekilde yapılmasının olası olumsuz etkileri asgariye indirmek için ve elde edilebilecek müspet çıktıları da artırması bakımından kıymetli olduğuna inanıyorum. TÜBA icracı bir kuruluş olmamasının artıları olduğu gibi eksileri de var. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de bilim akademisi önemli bir kurumdur, bu kurumun gelişmesi için hepimize görev ve sorumluluklar düşüyor. Yönetim olarak biz de elimizden geldiğince siz değerli üyelerimizin şahsında Türk bilim hayatına ve bilimsel ve etik ilkelere uygun şekilde Türkiye’mizin ulusal amaç ve çıkarlarına üyelerimizin katkısıyla hizmet etmeye çalışıyoruz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.

2017 TÜBA Akademi Ödülü Sahibi Prof. Arslan’dan Akademi Ödülü Konferansı
2017 yılı TÜBA “Uluslararası Akademi Ödülü”ne Fen ve Mühendislik Bilimleri alanında layık görülen Prof. Dr. Hüseyin Arslan’ın “Kablosuz Haberleşme Sistemleri: Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlıklı “Akademi Konferansı” Akademi üyeleri tarafından ilgiyle takip edildi.
 
TÜBA Üyelerine berat takdimi ve anma konuşmaları
Akademi’nin Haziran 2017’de düzenlenen 51. Genel Kurulu’nda TÜBA Asli Üyesi seçilen 11 üyeden Genel Kurul’a katılım sağlayan; Prof. Dr. Gülfettin Çelik, Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu, Prof. Dr. Mesut Güner, Prof. Dr. Feza Korkusuz, Prof. Dr. Mustafa S. Kaçalin, Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Özcan Erel’e üyelik beratları Bakan Özlü tarafından takdim edildi.

Toplantıda ayrıca; bu yıl vefat eden TÜBA üyeleri için TÜBA Asosye Üyesi Prof. Dr. Halit Keskin “TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Leblebici”, TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Namık Kemal Aras “TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Bahattin Baysal” ve TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Metin Heper ise “TÜBA Şeref Üyesi Prof. Dr. Şerif Mardin” için anma konuşmaları yaptılar.

Genel Kurul basına kapalı olarak devam etti.


Fotoğraflar

TÜBA - TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ Piyade Sokak No: 27,
06690 Çankaya - ANKARA
(312) 442 29 03 (pbx)
(312) 442 72 36 | 442 23 58 | 442 64 91
Bizden haber almak için e-posta adresinizi giriniz. Gönder
© 2013 TÜRKİYE BİLİMLER AKADEMİSİ. Her hakkı saklıdır.