E. TÜBA-TÜKSEK MEVZUAT VE KURUMLARIN YENİDEN YAPILANMASI VE ÇAĞDAŞLAŞTIRILMASI PROJESİ
Kültür varlıkları ile ilgili yönetmelikler kadar, bürokrasimizin bakış açısı da çağın çok gerisinde kalmıştır. Bu nedenle de günümüzde arkeolojide gelişerek değişen kavramlar, yasa ve yönetmeliklerimiz ile çelişir duruma gelmiştir. Bilimsel araştırmaların sayı, çeşit ve niteliği değişmiş; kültür varlıklarının ortaya çıkartılması, bulunması kadar, yorumu, incelenmesi ve değerlendirilmesi için de yeni teknolojiler gelişmiş; arkeoloji alanı dışındaki değişik dallardan uzmanların katılımını ve laboratuvar çalışmasını gerektiren çok yönlü bir çalışma sistemi oluşmuştur.
Çağdaş gelişmenin gereği olarak hızlı bir yatırım ve yapılaşma süreci yaşanmaktadır. Ancak sistemimiz, çağdaş gelişmenin getirdiği tahribatı önlemek üzere, gelişme planları ile kültürel mirasın korunmasını bir bütün içinde değerlendirecek bir yönlenme içine girememiş; çağdaş kalkınma ile kültürel mirasın korunması, birbirlerinin uzlaşmaz karşıtları durumuna gelmiştir. Kültür varlıklarının tahribine yol açan süreç son 30 yıl içinde giderek hızlanmış, ancak sistemimiz buna uyum sağlayamamıştır. Aynı süreç içinde bilimsel çalışmalar da, kültür varlığı ve koruma anlayışı da hızla değişmektedir. Mevcut yapılanmamız, eski sistemin gereklerine sıkı sıkıya bağlı kalarak bilimsel çalışmaların denetlenmesi, denetlenemeyenlerin de engellenmesi olarak kurgulandığından, hiç belgelenmeden yok olan kültür varlıkları tümü ile göz ardı edilmiştir.
Bu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın denetim işlevini sürdürmemesi anlamına gelmez. Ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı, bilim ekiplerine gereksiz konan sıkı denetim işlevi kadar, bilginin üretilmesi, kurtarılması ve ortaya çıkartılarak topluma mal edilmesi işlevini de yüklenmeli; sınırlayıcı olmaktansa, teşvik edici, doğru yapılan işler için de özendirici olmalıdır. Kültür ve Turizm Bakanlığının ayrıntılarla ilgilenmek yerine devlet adına yönlendirici, düzenleyici ve izleyici bir işlev yüklenmesi daha doğru olacaktır.
Kültür varlıklarının saptanması, korunması ve ortaya çıkartılması ile ilgili bilimsel çalışmaların, sağlıklı ve hızlı yürütülebilmesi için, bunların kamu yararına kâr amacı ile yapılmadığı devlet tarafından kabul edilmeli, buna bağlı olarak bürokratik ve mali mevzuatta kolaylaştırıcı önlemler alınmalıdır.
Yukarıda da değinildiği gibi artık kültürel varlıklarla ilgili olarak yapılan kazı, araştırma, restorasyon gibi çalışmalar, tek bir bilim insanı ya da kurumu ile değil çeşitli uluslara ait, değişik uzmanlık alanlarından kurum ve kişilerin katılımı ile süren, giderek uluslar ve disiplinler arası olma özelliği artan çalışmalardır. Nitekim Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği gibi kültür varlıklarının değerlendirmesine parasal kaynak sağlayan örgütler, proje desteğinin önkoşulu olarak çok ulusluluğu ve çok yönlülüğü esas olarak almaktadır. Yürürlükte olan yönetmeliklerimiz, bu tür bir yapılaşmaya uygun olmadığından bu bağlamda sürekli sorun yaşanmakta, bu da nitelikli, çağın gereğine uygun olarak yapılmak istenen çalışmaları özendirmek bir yana, caydırıcı olmaktadır.
|